Ağrısız Doğum

ANTALYA KADIN DOĞUM, AĞRISIZ NORMAL DOĞUM, GEBELİK, DOĞUM, SEZARYEN Doğum bir kadının hayatında unutulmayan bir deneyimdir. Bu anların güzel bir şekilde hatırlanması gerçekten önemlidir. Çünkü normal doğum yapan her 3 kadından birinde doğum ağrıları nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu görülmektedir. Ayrıca kadınlar normal doğumdan korktukları için sezaryene yönelmektedir. Ağrısız doğum bir anestezi türü olan epidural analjezi ile yapılan doğumdur. Belden yerleştirilen ince bir kateter ile ağrı azaltıcı ilaç verilir.

Ağrısız Doğum Resim1Doğum ağrıları sadece kasılma ve kasıklarda basınç hissi olarak hissedilir. Kadın doğum doktorları hastaların konforu açısından ağrısız doğum yöntemlerini öncelikli olarak tercih edebilmektedir.

Ağrısız doğum kadınların normal doğuma uyumunu kolaylaştırır ve kadınlara da doğumun ve bebeğini kucağına almanın keyfi kalır.

Gebelik öncesi hazırlıklar nelerdir?

Gebelik dönemi bir kadının hayatında özel bir dönemdir. Bu dönemi güzel geçirebilmek için öncesinde mutlaka bazı hazırlıklar yapmak gerekir. Yapılması gerekenleri sıralıyacak olursak;

1- Mutlaka doktor kontrolünden geçmek gerekir. Gebelik düşünen kadının jinekolojik muayenesinin yapılması ve eğer son bir yıl içinde smear testi yaptırmadıysa smear alınması gerekir. Jinekolojik muayene ile gebeliğin oluşumunda ve gebelik döneminde oluşabilecek riskli durumlar belirlenir. Tedavi edilebilecekler gebelik öncesi tedavi edilir.

2- Gebelik öncesi genel kan tahlillerinin yapılması gerekir. Kansızlık olup olmadığı araştırılmalı, açlık kan şekeri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroid fonksiyon testlerine bakılmalıdır. Bazı bulaşıcı hastalıkların geçirilip geçirilmediğine bakılmalı geçirilmediyse ve aşısı varsa gebelikten önce mutlaka yapılmalıdır (hepatitler, toksoplazma, CMV, kızamıkçık, AIDS, sifiliz gibi). Kan grubu bilinmiyorsa mutlaka tespit edilmeli ve kan uyuşmazlığı açısından değerlendirilmelidir.

3- Gebelik düşünüldüğü andan itibaren folik asit takviyesi alınması önemlidir. Folik asit eksikliği nöral tüp defektlerine neden olmaktadır.

4- Gebelik öncesi obezite mevcut ise mutlaka uygun kiloya kavuşmak için diyet ve egzersiz yapılmalıdır. Aşırı kilo hem gebe kalmayı güçleştirebilir, hem de gebelikte bir çok sorun çıkmasına neden olur. Obezite gebelik tansiyonu ve gebelik şekeri oluşumuna öncülük edebilir, ayrıca kilolu gebenin normal doğum şansı azalır.

5- Gebe kalmak isteyen kadın, daha önceden bilinen bir hastalığı varsa (şeker hastalığı, tansiyon hastalığı, guatr, kalp ve böbrek hastalığı gibi) mutlaka doktoruna görünmeli, hastalığının son durumu, gebeliğinin hastalığını nasıl etkileyeceği hakkında bilgi almalı ve eğer kullandığı ilaç varsa düzenlenmelidir.

6- Gebelik düşünüldüğü dönemde radyasyondan (röntgen, tomografi) uzak durmalı, doktora sormadan ilaç kullanılmamalıdır.

7-Alkol ve sigara kullanımı gebelik öncesi mutlaka bırakılmalıdır.

Gebe kalma şansı nasıl arttırılır?

1- Gebelik düşünen kadın yumurtlama günlerine dikkat ederse hamile kalma şansı artar. Yumurta 24 saat, sperm 72 saat yaşar. Düzenli 28 günde adet gören bir kadının yumurtlama günü adetin ilk gününden itibaren (kanamanın ilk günü) 14. gündür. Yumurtlama gününde hafif bir kasık ağrısı, lekelenme şeklinde kanama olabilir, akıntının özelliği değişebilir. Spermde 3 gün yaşadığına göre 11.-17. gün arası olan ilişkilerden gebe kalma ihtimali yüksektir.

2- Adet döngüsü daha farklı olan kadınlarda (25 günde bir, 32 günde bir gibi) yumutlama gününü şu şekilde hesaplayabilirler; yumutlama gününden adet olana kadar olan süre bütün kadınlarda aynı olup 14 gündür. Bir adet döngüsünde adetin ilk gününden yumurtlamaya kadar olan süre değişkendir. Kadınlar arası adet döngü farklılığını bu süre belirler. Adet döngü gününden 14 günü çıkararak yumurtlama günü tahmin edilebilir.

3- Ayrıca yumurtlama gününü hesaplamadan haftada 2-3 defa olan düzenli ilişki ile de gebe kalma şansı arttırılır.

4- İlişkiden sonra kalçanın altına ince bir yastık konularak yükseltilmesi ve bacak bacak üzerine atılarak yarım saat beklenmesi de gebe kalma şansını arttırabilir.

5- Gebe kalmak isteyen çift bu dönemde stresten uzak durmalıdır. Stres üreme hormonlarını olumsuz etkiler. Düzenli ilişkiye giren bir çift için bir ayda gebe kalma şansı %15 tir. Bunun için bir kaç ayda gebe kalınamadı diye strese girmemek gerekir. Ancak 1 yıl düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmazsa araştırılması ve tedavi edilmesi gerekir.

6- Sigara, alkol ve yoğun kafein alımı da üreme fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Mutlaka gebelik isteyen çiftin kullanmaması gerekir.

Gebe olduğumu nasıl anlarım?

Gebelik belirtileri

1- Adet gecikmesi

Adet gecikmesi olan bir kadında öncelikli olarak gebelikten şüphelenmek gerekir. Fakat bazen gebelik olmasına rağmen kanamada olabilir. Bu kanama adet zannedilebilir. Aslında oluşan kanama düşük tehlikesi yada bebeğin yerleşimine bağlı kanamadır. Halk arasında bu duruma üstüne görme denir. Gebelik şüphesi varsa kanama olsa bile mutlaka gebelik testi yaptırılmalıdır. Gebelik testinin yapılması için en doğru zaman adet gecikmesi olduktan sonradır.

2- Bulantı kusma

Her gebelikte görülmeyebilir. Gebeler arasında farklı düzeylerde olabilir. Özellikle sabahları daha fazla olup gün içinde ve günler arası farklılık gösterebilir.

3- Halsizlik ve yorgunluk hissi

4- Baş dönmesi , bayılma

5- Bazı yiyeceklere ve kokulara karşı hassasiyet

6- Bazı yiyecekleri aşırı yeme isteği ( aşerme)

7- Memelerde dolgunluk ve hassasiyet

8- Vajinal akıntıda artma

Östrojen hormonundaki artışa bağlı olarak akıntının özelliği değişir.  Yumurta akı kıvamında ve kokusuzdur.

9- Deri renginin koyulaşması

Progesteron hormonunun etkisiyle genital bölge, meme başı, yüz, koltuk altı gibi bölgelerde koyulaşma meydana gelebilir. Karında göbek hizasında koyu renk çizgi oluşabilir (linea nigra).

10- Sık idrara çıkma

11- Tükürük salgısında artış

Gebelik testi

Gebeliğin anlaşılabilmesi için geçmişte bir çok yöntem denenmiştir. Bunlarda biri kurbağa testidir. Erkek kurbağanın sırtındaki lenf bezine enjekte edilen gebe kadının idrarındaki hormonların sperm salgısını arttırması esasına dayanır. Günümüzde bu tür yöntemler terk edilerek daha modern testler geliştirilmiştir. İki çeşit gebelik testi vardır.

1- İdrarda gebelik testi: Eczanelerde yapılan testtir. Gebelik hormonu olan HCG nin idrarda saptanması esasına dayanır. Gebelik oluşur oluşmaz idrarda gebelik testi pozitif çıkmayabilir. HCG hormonun gebeliğe bağlı anne kanında artıp idrarla atılabilmesi için yaklaşık 15 günlük bir süre geçmesi gerekir. Bunun için bakılması gereken en uygun zaman beklenen adet gününden sonradır. Doğruluk oranı %100 değildir. Pozitif ise mutlaka kan testi veya ultrasonografi ile teyit edilmelidir.

2- Kanda gebelik testi: Anne karnında gebelik hormonuna bakılır. Beta-HCG testi olarak isimlendirilir. Gebeliğin oluşumundan sonra 6-8 gün içinde pozitifleşir. Yinede yapmak için adet gecikmesini beklemek gerekir. Kanda gebelik testinin pozitif çıkması normal rahim içi bir gebelik olduğu anlamına gelmez. Dış gebelik olabilir (Gebeliğin rahim içinden farklı bir yerde olması, tüpler, yumurtalıklar, rahim ağzı gibi). Biyokimyasal gebelik olabilir, düşükle sonuçlanacak bir gebelik olabilir. Nadiren gebelik hormonunu yükselten kanserler de olabilir. Yolunda giden rahim içi bir gebelikte 48 saat sonra bakılan testin iki katına çıkmış olması beklenir.

3- Gebelik tanısında ultrason

İster idrar testi, ister kan testinde gebelik çıksın mutlaka ultrasonla bakılmalıdır. Beta-HCG değeri 2000 olduğunda transvajinal ultrason ile (alttan ultrason), 6000 olduğunda ise abdominal ultrason ile (karından ultrason) gebelik kesesi görülebilir. Eğer görünmüyorsa mutlaka araştırılması gerekir.

Gebelik kesesi ultrasonda son adet tarihinden itibaren 4. haftada, bebeğin oluşumundan itibaren 2. haftada görünmeye başlar. Gebelik kesesi izlense bile mutlaka yolk sak, embriyo ve fetal kalp atımları değerlendirilmelidir. Kalp atımlarının son adet tarihinden itibaren 6. haftada yada bebeğin oluşumundan itibaren 4. haftada ultrasonla görünüyor olması gerekir. Eğer hala görünmüyorsa sorun olma olasılığı yüksektir.

Ultrasonda gebelik haftası hesaplanırken son adet tarihinin ilk gününe  göre hesaplanır.

Bebeğim nasıl oluşur?

Kadınlarda her ay bir yumurtalıktan yumurtlama olur. Yumurtlama tahminen adet döneminin 14.-15. günlerinde olur. Yumurtalıktan atılan yumurta tüplerin ucundaki parmaksı yapılar (fimbria) tarafından tutulur. Tutulan yumurtanın, tüplerin içindeki hareketli tüycükler (silia) tarafından rahme doğru hareketi sağlanır. Yumurta tüpte ilerlerken sperm ile karşılaşırsa döllenme olur. Bir sperm yumurtanın içine girdikten sonra yumurtanın zar yapısı değişir ve yeni bir spermi kabul etmez. Yumurta ve spermden gelen kromozomlar birleşir. Döllenmiş yumurtaya zigot adı verilir. Zigot bölünerek 2, 4, 8, 16, hücre olarak çoğalır. Çoğalırken bir yandan da tüpten rahme doğru ilerlemektedir. Rahme 3-5 gün içinde ulaşır ve rahme yapışır. Rahme yapıştıktan sonra embriyo adını alır ve hızla çoğalıp büyümeye devam eder. Bir kadının adet günü geldiğinde embriyo 15-20 günlük olmuş olur.

Gebeliğin 2. ayına kadar ebriyonel dönemdir. 2. aydan sonra bebek fetus adını alır. Embriyonel dönemde bebek yolk sak adı verilen bir yapıdan beslenirken, 2. aydan sonra plasentasyon başlar. Plasentaya bebeğin eşi adı verilir. Plasenta annedeki besinlerin bebeğe geçişini, bebekteki atıklarında anneye geçişini sağlar. Plasenta rahme yapışıktır. Bebekte plasentaya kordon ile bağlıdır.

Gebelikte ilk doktor kontrolü ne zaman?

Anne adayı gebe olduğunu anlar anlamaz, şikayeti olmasa da mutlaka doktora gitmelidir. İlk muayene de bebek ve anne açısından risk faktörleri belirlenir. Gebelik takip planı yapılır. Gebelik takibinde yapılacak muayeneler ve tetkikler açısından anne adayı bilgilendirilir.

Gebelik takibi

Anne ve bebeğin tüm gebeliği boyunca belli aralıklarda dikkatli ve özenli bir şekilde muayenesinin yapılması ve gereken önerilerde bulunulması gerekir.

Gebelik takibi neden önemlidir?

1- Gebelik yaşının ilk kontrolde saptanıp, bebeğin gelişimini takip etmek.

2- Annede var olan, gebelikte şiddetlenebilecek yada gebelikte ortaya çıkabilecek anne ve bebeği olumsuz etkileyebilecek hastalıkları saptayıp tedavi etmek (kalp, böbrek hastalığı, guatr gibi).

3- Gebeliğe bağlı ortaya çıkabilecek hastalıkları ön görebilmek ve tedavisini yapmak (gebelik tansiyonu, şekeri gibi).

4- Bebekte oluşabilecek yapısal anomalileri erken gebelik döneminde saptayıp, tedavi edilebilecekse tedavi etmek, durum hakkında aileyi bilgilendirmek,

5- Anneyi gebelik, doğum, lohusalık, bebek bakımı açısından bilgilendirmek,

6- Anneye bu güzel ama zor olan dönemde gerekli psikolojik desteği sağlamak için gebelik takibi önemlidir.

Gebeliğin ilk muayenesinde neler yapılır?

1- Öncelikli olarak gebelik doğrulanır ve kaç haftalık olduğu belirlenir. Ultrasonla gebeliğin yaşı, çoğul gebelik olup olmadığı, dış gebelik olup olmadığı, rahimde ve yumurtalıklarda herhangi bir sorun olup olmadığı (kist, miyom gibi) belirlenir. Gebelik kesesi  son adet tarihinden itibaren 4. haftada görülür. Embriyo ve kalp atımları da 6. haftadan itibaren görülür. Son adet tarihi ile bebeğin büyüklüğü arasında uyumsuzluk varsa son adet tarihi düzeltilmelidir.

2-Riskli gebelik açısından değerlendirme yapılır. Anne adayından gerekli bilgiler alınır.

a) İlk gebelik mi? Önceki gebelik hikayesi;

Kaç doğum yapmış, doğum şekilleri, önceki gebeliklerinde ve doğumlarında sorun olmuş mu, bebeklerin kilosu nedir, sağlık durumları nasıl? detaylı olarak sorgulanır.

b) Bu gebelikte ortaya çıkan şikayetler sorgulanır.

c) Anne adayının daha önce geçirdiği hastalıklar (tansiyon, şeker hastalığı, böbrek, kalp hastalığı, guatr gibi), geçirdiği ameliyatlar ( sezaryen, miyom ameliyatı, septum rezeksiyonu, konizasyon gibi ) sorgulanır.

d) Sürekli kullanılan ilaç, sigara, alkol, madde bağımlılığının olup olmadığı sorulur.

e) Eşler arasında akraba evliliği var mı öğrenilir.

f) Baba adayında ve çiftin ailelerinde önemli hastalığı olan var mı, özürlü çocuğu olan var mı sorulur.

3- Anne adayının fizik muayenesi yapılır.

a) Kilo ve boyuna bakılır.

b) Tansiyonuna bakılır

c) Bacakta ödem ve varis oluşumuna bakılır.

4- Anne adayına ilk başvuruda yapılması gereken bazı testler vardır.

a) Hemogram: Kansızlık, kanama bozukluğu gibi hastalıklar saptanır.

b) Açlık kan şekeri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri.

c) İdrar testi: enfeksiyon varlığı, protein atılımı olup olmadığına bakılır. Enfeksiyon bulguları varsa idrar kültürü istenir.

d) Tiroid fonksiyon testleri: normal olmadığında mutlaka ilaçla düzene sokulmalıdır. Düşük, erken doğum, bebekte zeka geriliği, neonatal hipotiroidi yapabilir.

e) Hepatit, Aids, sfiliz varlığı: Hepatit B taşıyıcılığı oldukça sıktır. Annede taşıyıcılık yada aktif hepatit olduğunda doğumdan sonra bebeğe bulaşmaması için aşıya ek olarak immünglobulin yapılması gerekir.

f) Toksoplazma, rubella (kızamıkçık), CMV: Bu enfeksiyonların gebelik döneminde geçirilmesi bebekte gelişme geriliği ve sakatlıklara neden olabilir. Bu enfeksiyonlar açısından anne adayı mutlaka değerlendirilmelidir.

g) Kan grubu: Gebelikte kan uyuşmazlığına mutlaka dikkat edilmelidir. Annenin kan grubu Rh(-), babanın Rh(+) ise kan uyuşmazlığı vardır. Kan uyuşmazlığı varsa bebeğin etkilenip etkilenmediğini İndirekt coombs testi ile anlayıp, takip ederiz. Kan uyuşmazlığı olduğu durumda bebeğin kan grubu Rh(+) ise anneye anti-D yapılmalıdır.

5-Ultrasonla bebeğin değerlendirilmesi gerekir.

Ultrasonografi , yüksek frekanslı ses dalgalarının gönderilmesi ve gönderilen dokudan gelen ses dalgalarının bir ekrana yansıtılması ile görüntü elde edilmesidir. Ultrasonografi radyasyon içermez, bebeğe karşı gösterilmiş olumsuz etkisi yoktur. Güvenle yapılabilen bir uygulamadır. Ancak ultrasonografi yinede gerekli olduğu taktirde bu konuda uzman kişilerce yapılmalıdır. Gebelik boyunca yapılan ultrasonografi incelemeleri bebek ve anne hakkında önemli bilgiler verir.

İlk gebelik kontrolünde ultrasonografi ile inceleme çok önem taşır. Öncelikli olarak gebeliğin rahim içinde mi, yoksa dışında mı (tüplerde, yumurtalıklarda, rahim ağzında, karın içinde) olduğuna bakılır. Dış gebelik gebeliğin rahim içinden başka yerlerde yerleşmesidir. %1 olasılıkla görülür. Rahim içinde gebelik kesesi görülüyorsa kesenin içerisinde gebeliğe ait yapıların (yolk sak, embriyonel kutup) olup olmadığına bakılır. Embriyo görülüyorsa kalp atımları izlenmeye çalışılır. Gebeliğin 4. haftasında gebelik kesesi, 5. haftasında embriyonel yapılar, 6. haftasında kalp atımları izlenebilir.

İlk ultrason kontrolünde embriyo sayısına da bakılarak çoğul gebelik belirlenmeye çalışılır. Ayrıca rahmin ve yumurtalıkların yapısına da bakıp miyom, kist varlığı belirlenmeye çalışılır.

Ayrıca ilk ultrasonda mutlaka gebelik yaşı belirlenmelidir. Gebelik yaşı embriyonun ölçümü ile belirlenir. Gebelik yaşının son adet tarihi ile uyumlu olup olmadığına bakılmalı uyumlu değilse yeni bir son adet tarihi belirlenmelidir.

Gebelik boyunca kaç kez kontrole gidilmelidir?

Gebe olduğu anlar anlamaz ilk muayeneye gidilmelidir. İkinci kontrol 11-14. haftalar arasındadır. Üçüncü kontrol 16-18. haftalar arasında, dördüncü kontrol 20-24. haftada, beşinci kontrol 30.haftada, 6.kontrol 34. haftada, son kontrol ise 38 haftada yapılır. Tabiki bu kontrol sıklığı herhangi bir problemin ve riskin olmadığı gebelikler içindir. Gerektiği taktirde daha sık kontroller yapılabilir.

Gizlilik Taahhütnamesi

Muayenehaneye başvuru sebebiniz ve size ait tüm bilgiler sizin yasal haklarınız kapsamında ( TC Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliği RG 01.08.1998 ,23420 ) tümüyle gizli tutulacaktır. Başka kişi ve şahıslara şikayetiniz, hastalığınız ve tedaviniz hakkında bilgi verilmez.

Jin Op Dr Funda Yazıcı Erol

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Antalya

© Copyright 2013 Op Dr Funda Yazıcı Erol, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Antalya. İş bu sitenin tüm hakları saklıdır.