Op. Dr. Funda Yazıcı ErolOp. Dr. Funda Yazıcı ErolKadın Hastalıkları ve Doğum UzmanıMENÜ

Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisi Antalya’da uzun süredir uygulanabilmektedir. Tüp bebek yönteminde gebelik oranları %20-40, canlı doğum oranları % 15-25 arasındadır.
Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek Tedavisi Antalya

Tüp bebek tedavisi Antalya’da uzun süredir uygulanabilmektedir. Tüp bebek tedavisi 1 yılı aşkın süre doğal yollardan gebe kalınamadığı durumlarda yapılan üremeye yardımcı tedavi uygulamalarını kapsayan yöntemlerdir.

Tüp bebek nedir?

Tüp bebek tedavisi yumurtanın laboratuvar ortamında sperm ile döllendirilerek embriyonun rahim içine yerleştirilmesi işlemidir. Embriyo rahim içi zara tutunarak bebek oluşacaktır. Tüp bebek tedavisi Antalya’da infertil çiftlerde aşılama, in-vitro fertilizasyon (IVF) ve intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) gibi çeşitli tedavi uygulamalarını içerir.

Tüp bebek yöntemi ile ilk canlı doğum 25 temmuz 1982' de olmuştur. O günden günümüze 60.000'in üzerinde tüp bebek yöntemiyle sağlanmış bebekler dünyaya gelmiştir. Yumurtaların geliştirilmesini takiben vajinal ultrason ve aspirasyon iğneleri ile bu yumurtalar toplanır. Eş zamanlı olarak seminal sıvıdan ayrılmış eş spermleri ile labaratuvar ortamında döllenme sağlanır. Oluşan embriyo transfer kanülü ile rahme yerleştirilir. Tüp bebek yönteminde gebelik oranları %20-40 canlı doğum oranları % 15-25 arasındadır.

Tüp bebek tedavisi nasıl yapılır?

Tüp bebek tedavisinde günümüzde en çok kullanılan yöntem intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) yöntemidir. Bu yöntem ile ilk gebelik 1992 yılında elde edilmiştir. Daha öncesinde kullanılan yöntem ise in-vitro fertilizasyondur.

ICSI yönteminde sperm yumurtanın içine verilerek tüp bebek tedavisinde kullanılmaktadır. Bu yöntem erkekle ilgili sorunlardan kaynaklı problemler için oldukça faydalı durumdadır. Sperm sayısının az olması ya da hareket sorunu durumunda çözüm noktasında önemli bir seçenektir.

Antalya tüp bebek fiyatları 2019

Antalya tüp bebek fiyatları 2019 yılı içinde bir önceki yıla göre artış göstermiştir. Tüp bebek tedavisinde kullanılan malzeme, ilaç ve ekipmanlar maliyeti yüksek yöntemlerdir. Tüp bebek tedavisinde yapılabilen TESE, genetik tanı, mikroçip uygulaması ve embriyo dondurma gibi ek yöntemler fiyatları belirleyen unsurlar olmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde devlet desteği olabilmektedir. Devlet desteği kriterleri sağlandığı takdirde tüp bebek tedavi fiyatları 2019 düşebilmektedir. Tüp bebek tedavi fiyatları 2019 diğer birçok ülkeye göre ülkemizde aslında oldukça uygundur. Bu nedenle dünya genelinde birçok çift tüp bebek tedavisi için ülkemizi tercih etmektedir. Tüp bebek tedavisinde aslında tüp bebek fiyatlarından çok merkezlerin başarı oranları önemlidir.

Tüp bebek tedavisi Antalya yöntemleri nelerdir?

Tüp bebek tedavisi Antalya’da tıpta yaşanan gelişmeler ile birlikte kolaylaşmaktadır. Artık testislerden mikro cerrahi yöntemlerle sperm elde edilmesi mümkündür. Elde edilen sperm yumurta içerisine verilerek döllenme sağlanmaktadır. Döllenen yumurta rahim içine verilerek gebelik sağlanması mümkün olmaktadır.

Günümüzde en yaygın olarak kullanılan tüp bebek tedavisi intrastoplazmik sperm enjeksiyonudur. Tüp bebek tedavisinde yaşanan gelişmeler embriyo dondurma, gamet intrafallopian transfer, zigot intrafallopian transfer ve yumurta dondurma gibi süreçler ile birlikte oldukça ilerlemiştir. Preimplantasyon genetik tanı ile genetik yapısı bozuk embriyolar elenerek normal olanlar ile gebelik sağlanabilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde devlet desteği kriterleri nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde devlet desteği bu üniteye sahip devlet ya da üniversite hastanelerinden alınabilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde devlet desteği kriterleri;

  • En az üç yıl evli olmak,
  • Kadın yaş olarak 23’ü bitirmiş, 39’dan ise gün almamış olmalı,
  • Üç yıl evlilik sonrası en az iki kez aşılama yapılmış olunması,
  • Sperm sayısının 5 milyondan az olması durumu (3 yıl evli kalma şartı aranmaz),
  • FSH değerinin yüksek, AMH değerinin düşük, antral folikül sayısının düşük olması,
  • Tüplerin açık olmaması (3 yıl evli kalma şartı aranmaz),bu durum laparoskopik olarak saptanmalı,
  • Şu anki evliliğinden çocuğunun olmaması (daha öncekilere bakılmaz),
  • Çiftin resmi olarak evli olması.

Tüp bebek tedavisinde verilen devlet desteği üç tüp bebek denemesi içindir. Tedavi mutlaka raporun alındığı hastanede yapılmak zorunda değildir.

Testiküler sperm estraksiyonu (TESE) nedir?

TESE menisinde hiç sperm olmayan erkeklerde tüp bebek tedavisi için mikrocerrahi bir operasyonla testislerinden doku parçası alınarak sperm hücresi elde edilmesi işlemidir.

Tüp bebek tedavisinde TESE kimlere uygulanır?

  • Sperm kanallarında tıkanıklık varsa,
  • Sperm kanallarının doğuştan gelişmemesi,
  • Hormonal bozukluklar,
  • Y kromozomu üzerindeki sperm üretimini sağlayan genetik sorunlar,
  • Kabakulak enfeksiyonuna bağlı sperm üretiminin olmaması,
  • Radyoterapi görmüş kişilerde sperm üretiminin durması durumunda,
  • Sperm üretimini durduran bazı kanser tedavi ilaçları kullananlarda.

Tüp bebek tedavisinde TESE nasıl yapılır?

TESE anestezi altında mikroskop ile uygulanan ağrısız bir işlemdir. Her iki testisin birkaç farklı noktasından küçük doku parçaları alınır. Alınan doku parçalarından bir dizi işlem sonrası sperm hücreleri seçilir. Elde edilen bu spermler ICSI işleminde kullanılır.

TESE ile elde edilen sperm hücreleri tüp bebek tedavisinde kullanılmak üzere dondurularak saklanır. Sperm dondurma işlemi elde edilen hücrelere bir zarar vermez. Tekrarlayan tüp bebek tedavi denemeleri için de faydalı olur.

Tüp bebek tedavisinde TESE öncesi hazırlıklar nelerdir?

  • İşlem öncesi 4-6 saat aç olunması,
  • Skrotal bölge tüylerinin önceden temizlenmesi ve banyo yapılması,
  • İşlem öncesi bol kıyafet tercih edilmesi, istenir.

Tüp bebek tedavisinde TESE işleminin riskleri nelerdir?

  • Canlı sperm hücresi elde edilemeyebilir.
  • İşlem sonrası kanama olabilir.
  • İşlem sonrası enfeksiyon gelişebilir.

Tüp bebek tedavisinde TESE sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

  • İşlem sonrası 1-2 saat sonra kişi taburcu edilir.
  • Kendinden eriyen dikişler kullanıldığı için dikiş almaya gerek yoktur.
  • İşlemden birkaç saat sonra gıda alımına geçilebilir.
  • Bir hafta sonra banyo yapılabilir.
  • Bir hafta cinsel ilişki önerilmez.
  • İşlem yerinde hafif ağrı olabilir.
  • Fazla miktarda ağrı, kızarıklık, şişlik, kanama durumunda doktorunuzu arayınız.
Tüp bebek tedavisi nasıl gelişti?

Hayvanlarda yapılan tüp bebek tedavisi çalışmaları 1958’li yıllara uzanmaktadır. Yapılan çalışma ve deneyler teknolojik imkanlar ile birleşince devrim niteliğinde sonuçlar elde edilmişti. Tüp bebek tedavisinde yaşanan gelişmeler 1970’li yıllarda daha da hız kazandı. O dönemde insan üzerinde ilk embriyo transferi yapılmış fakat gebelik elde edilememiştir. 75’li yıllarda tüp bebek tedavisi ile ilk gebelik sağlanmıştır. Ancak dış gebelik ile sonuçlanmıştır.

1978 yılında in-vitro fertilizasyon ile ilk tüp bebek dünyaya geldi. IVF devrimsel bir buluş olmasına rağmen tüp bebek tedavisinde kısıtlı bir kullanım alanına sahipti. 1983 yılında embriyo dondurma ve çözme yöntemi uygulanarak ilk doğum gerçekleşti. Daha sonraki yıl gamet intrafallopian transfer ile gebelik sağlandı. Aynı yıl yumurta dondurma sonrası gebelik oluşumu gerçekleşti.

1990 yılında preimplantasyon genetik tanı (PGT) kullanılmaya başlandı. Böylece tüp bebek tedavisinde genetik yapısı bozuk olmayan embriyolar kullanılabildi. 1992 yılında intrastoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) ile gebelik elde edilmiştir. Bu yöntem günümüzde en sık kullanılan tüp bebek tedavi yöntemidir. ICSI ile sperm dış ortamda yumurta içine enjekte edilebilmektedir. Bu da spermle ilgili birçok sorunda döllenme açısından tartışmasız çözüm sağlamaktadır. Daha sonraki yıllarda TESE gibi mikro cerrahi yöntemlerin de kullanıma sunulması ile tüp bebek tedavisinde geniş bir yelpazede hizmet sunmak mümkün olmuştur. TESE ile testislerden mikro cerrahi yöntemler ile örnek alıp sperm elde etmek kolaylaşmıştır.

Kısırlık (infertilite)

Kısırlık erkek ya da kadında üreme fonksiyonlarında bozulma sonucu çocuk sahibi olamama olarak tanımlanır. Tıbbi olarak kısırlık yaygın olarak infertilite şeklinde kullanılır. Primer infertilite daha önce hiç gebelik oluşmaması olarak tanımlanırken, sekonder infertilite daha önce gebelik sağlandığı halde korunmasız ilişkiye rağmen  yeni bir gebelik sağlanamaması olarak tanımlanır. 

Korunmasız, düzenli ve normal ilişkiye rağmen 12 ay içerisinde gebelik sağlanamamasına infertilite (kısırlık) denir. Kısırlık sosyal ve psikolojik yönü de olan bir sağlık problemidir. Çocuk sahibi olamamak çiftleri her yönü ile olumsuz olarak etkiler. Üreme fonksiyonu karmaşık birçok sürecin aksamadan işlemesi sonucunda elde edilir. Bu süreçlerden birinde meydana gelen aksama kısırlık olarak kendini gösterir.

Kısırlık tedavisinde nedene yönelik araştırma çok önemlidir. Kısırlık tedavisi çeşitli test ve görüntüleme yöntemleri ile kısırlığa neden olan sorunların bulunması ile başlar. Kısırlık sebeplerinin bulunması hem maddi hem de manevi  kaybı ortadan kaldırır. Bu şekilde gereksiz tedavilerin önüne geçilmiş olur.

Kısırlığın toplumdaki sıklığı nedir?

Kısırlık toplumda % 10-15 oranında görülmektedir. Kısırlığın sebebi ise kadın, erkek ya da her ikisinden kaynaklanabilir. Bu nedenle kısırlık tedavisine başlamadan önce bu sorunların tespiti için geniş bir inceleme yapılır.

İnfertilite sorunu yaşamayan bir çiftin düzenli ilişki sonrası bir ayda gebelik gelişme ihtimali %15 civarındadır. Bu oran ilk 3 ayda %57, ilk 6 ayda %72, ilk yıl %85, 2’inci yılsonunda ise %93 civarındadır. Ancak bazen bilinmeyen nedenlerden dolayı 2 yıldan daha sonra gebe kalan bayanlar olabilmektedir.

Kısırlık tedavisi öncesi çiftlerin evlilik süresi, düzenli ilişki olup olmadığı sorgulanır. Kısırlık tedavisinde çiftlerin en büyük beklentisi sorunun biran önce çözülmesidir. Ancak bilinmelidir ki hem kısırlık hem de tüp bebek tedavisi bir dizi test ve yöntemlerin uygulanması ile olan ve zaman alan tedavi yöntemleridir. Sabırlı olmak ve bu süreç içinde stresten uzak durmak gerekir.

Kısırlık nedenleri nelerdir?
  • Yumurtlama ile ilgili sorunlar: Kadındaki kısırlığın en sık nedeni yumurtlama problemleridir. Yumurtlamanın olmaması ya da düzensiz ve seyrek olması kısırlığa neden olur. Yumurtlama sorunları hormonal sebeplerden kaynaklanabilir. Yumurtlamaya bağlı sorunlardan en sık görüleni polikistik over sendromundadır. Polikistik over sendromu kilo alma, adet görememe, ciltte tüylenme ve sivilcelenme ile giden bir hastalıktır.
  • Tüplerde yapışıklık, tıkanma ya da tüycük hareketlerinde problem: Tüplerde yaşanan sorunlar yumurtanın sperm ile buluşmasını engeller. Döllenme genellikle tüplerde olmaktadır. Bunun gerçekleşmemesi kısırlık ile sonuçlanır. Tüplerde yapışıklık ve tıkanma sık geçirilen enfeksiyonlar sonucu gelişebilir. Bazen de endometriozis ya da geçirilmiş ameliyatlar tüplerde tıkanıklığa yol açar.
  • Rahim ağzı hastalıkları: Rahim ağzı enfeksiyonları ve bu bölgedeki kronik yaralar kısırlık nedeni olabilir. Polipler, geçirilmiş cerrahi girişimler ve rahim ağzı salgı sorunlarına neden olan hormonal problemler kısırlığa yol açabilir.
  • Endometriozise bağlı yapışıklıklar: Endometriozis rahim içi zarın vücudun çeşitli bölgelerine yerleşerek bazı sorunlara yol açmasıdır. En sık yumurtalık, tüpler, ligamanlar ve rahim üzerine yerleşir. Yerleştiği yerde küçük kanamalar ve yapışıklıklar meydana getirir. Yumurtalıklarda yerleşen endometriozis odakları kanama atakları sonucu kistik bir görünüm almaktadır. Bunlara çikolata kistleri adı verilir.
  • Allerijik sorunlar: Sperm ya da meniye karşı alerjik reaksiyonlar bulunabilir. Anti sperm antikorlar kısırlık nedeni olabilmektedir.
  • Sperm sayı ve hareketlerinde azalma: Gebeliğin oluşması hem sperm sayısı hem de sperm hareketlerinin sağlıklı olması ile mümkündür. Yetersiz sperm olması ya da hareket bozukluğu bulunması infertilite ile kendini gösterir.
  • Anormal sperm hücresi: Gebelik oluşumu için sayı ve hareket yanında sperm hücresinin normal olması da gerekir.

Kısırlık  nedenleri toplumlar ve yaş grupları arasında az farklılık gösterse de kısır çiftlerin yaklaşık %20-25'inde yumurtlama bozuklukları, %20-30'unda tüplerle ilgili sorunlar, %40'ında erkeğe bağlı sorunlar görülür. Çiftlerin %40'ında birden fazla neden mevcut iken, %15-25'inde herhangi bir neden ortaya konulamamaktadır.

İnfertil çiftin değerlendirilmesi nasıl olur?

Kısırlık değerlendirmesinin amacı kısırlığa neden olması muhtemel faktörleri belirlemek, sebeplerine göre çifte süreç ile ilgili yeterli bilgi vermek ve en uygun tedavi seçeneklerini sunmak, değerlendirme süreci boyunca danışmanlık, destek ve eğitim sağlamaktır.

İnfertil çift değerlendirilirken öncelikli olarak detaylı bir hikaye alınır. Çiftin fizik muayenesi yapılır, uygun testlerle problemin nedenleri tespit edilmelidir.

İnfertil çiftin değerlendirilmesine ne zaman başlanmalıdır?

Bir çiftin kısır olarak kabul edilip araştırmalara başlanması için korunmasız, düzenli ilişkiye rağmen 12 ay çocuk sahibi olamamaları gerekir. Bazı durumlarda 12 ayı beklemek gerekmez. Bu durumlar;

  • 35 yaş üzerindeki kadınlar,
  • Adet düzensizliği  olan kadınlar,
  • Bilinen yada şüphelenilen rahim, tüpler ile ilgili hastalığı olanlar ve endometriozisi olanlar,
  • Erkek ile ilgili bilinen sorun olduğunda olarak özetlenebilir.
İstenilen testler nelerdir?

İnfertil çiftten ilk aşamada istenilen testler; adetin 3. günü hormon değerleri, rahim filmi (histerosalpingografi, HSG tetkiki),sperm testidir. Bu testlerde sorun çıkarsa ileri testler istenir.

Tüp bebek tedavisi Antalya’da kimlere uygulanır?

Tüp bebek tedavisi Antalya’da açıklanamayan kısırlık, tüplerin her ikisinin kapalı olması, yumurtlamanın olmaması, çikolata kistleri bulunması, bazı rahim ağzı sorunları varlığı, sperm sayı, kalite bozukluğu ve azlığında ve immünolojik faktörler varlığında uygulanabilir.

Tüp bebek tedavisinde özetle neler yapılır?

Yumurtlamayı arttırıcı ilaç ve iğne tedavileri (gonadotropinler) ile birlikte kontrollü ilişki, IUI (intrauterin inseminasyon, aşılama tedavisi)IVF (invitro fertilizasyon, tüp bebek) uygulamaları hastanın durumuna göre yapılır. Ayrıca erkeklerde bir ürolog tarafından değerlendirilip gerekli tedaviler yapılmaktadır.

Aşılama tedavisi (IUI) nedir?

İnfertil çiftlerde yumutlamayı takiben eşinin sperminin bir kanül yardımı ile rahme ulaştırılması ile yapılır. Başarı oranı %20-30'dur.

Aşılama tedavisi Antalya’da kimlere yapılır?

Aşılama tedavisi Antalya’da uygulanırken erkek spermi doğrudan rahim içine enjekte edilir. İşlem intrauterin inseminasyon (IUI) olarak bilinir. Aşılama oldukça kolay ve maliyeti düşük önemli bir tüp bebek tedavisi yöntemidir. Antalya tüp bebek tedavisi aşılama yönteminde ilaç tedavisi çoğunlukla gerekli olmasa da doktorunuz duruma göre tercih edebilir.

Bu yöntemde laboratuvarda en sağlıklı ve kaliteli spermler elde edilerek yumurtanın döllenmesi sağlanır. Aşılama için yıkanmış spermler rahim içine enjekte edilecektir. Bunun için yumurtlama döngüsü takip edilir. Spermlerin doğru hazırlanması ve aşılamanın uygun zamanda yapılması gebelik ihtimalini oldukça artıracaktır. Aşılama öncesinde tüplerin açık olduğu doğrulanmalıdır. Başarılı bir aşılama için bu gereklidir.

Aşılama öncesi yumurtalık rezervinin bilinmesi ve hormonal değerlerin normal seyrinde olmasına dikkat edilir. Rahim ağzı salgı sorunları aşılamada önemsizdir. Çünkü sperm rahim ağzından geçilerek doğrudan rahme verilir. Erkek kaynaklı sorunlara bağlı bazı durumlar da aşılama ile tedavi edilebilir. Sperm sayısının az olması ve hareket azlığı gibi durumlarda da elde edilen kaliteli spermler doğrudan rahme verilir.

Antalya aşılama tedavisinin başarısı nelere bağlıdır?

Antalya aşılama tedavisinin başarı şansı sperm sayı, hareketlilik ve yapısı ile ilgilidir. Bu faktörler aşılamanın başarı şansını önemli ölçüde etkiler. Tek uygulamada aşılamanın başarı oranı %15-20 civarındadır. Hareketli sperm sayısı ne kadar çok ise aşılamanın başarı şansı artar.

Aşılama da en iyi sonuçlar toplam hareketli sperm sayısının 10 milyon/ml sınırını elde edilir. Toplam hareketli sperm sayısının 1 milyondan az olduğu durumlarda aşılama başarısı belirgin derecede düşük olmaktadır.

Aşılama spermlerin morfolojisi ile de ilgilidir. Sperm morfolojisi %14 üzerinde ise aşılama başarı şansı artar. %4 altında ise başarı oranları oldukça düşüktür. Bu durumda çiftlere IVF ve ICSI tedavileri yapılabilir.

Aşılama tedavisinde başarıyı artıran etkenler

  • Aşılama tedavisinde başarı oranları anne yaşı, yumurtlama işlevi, rahim ve tüplerin durumuna göre değişir. Anne yaşı bu açıdan oldukça önemlidir. 35 yaş üzeri bayanlarda yumurtalık rezervinin bakılması gerekir. Ayrıca yumurtlama fonksiyonları değerlendirilmelidir.
  • Yumurtlama fonksiyonu açısından over rezervinin değerlendirilmesi; 35 yaş üzeri bayanlarda, ailede erken menopoz öyküsü bulunanlarda, geçirilmiş cerrahi hikayesi varsa, sigara kullanımı durumunda, kemoterapi alındığında ya da radyasyon alma hikayesi durumunda yapılmalıdır.
  • Over rezervi kötü olanlarda başarıyı artırmak için aşılama tedavisinden ziyade tüp bebek tedavisi tercih edilmelidir.
  • Aşılama tedavisinin başarısı için rahmin anatomik yapısının normal olması ve tüplerden en az birinin açık olması gerekir. Tüplerin ikisinin de kapalı olması durumunda aşılama tedavisi işe yaramayacaktır. Bu durumda tüp bebek tedavisi tercih edilir.
  • Endometriyozis öyküsü, tekarlayan geçirilmiş enfeksiyonlar ve pelvik cerrahi hikayesi tüplerde tıkanıklık oluşturabilecek nedenlerdir. Bu durumda HSG ile tüpler değerlendirilir.

Aşılama tedavisine hazırlık nasıl yapılır?

  1. Yumurtanın hazırlanması (ovariyen stimülasyon): Aşılama tedavisi için öncelikle gelişmiş ve çatlamış bir yumurtaya ihtiyaç vardır. Eğer yumurtlama normal ise geliştirici ilaç tedavisine gerek duyulmaz. Ancak yumurtlama sorunu varsa gelişimi desteklemek gerekebilir. Bunun için çeşitli medikal ilaç tedavi yöntemleri vardır. Bu tedaviye adetin iki ya da üçüncü günü başlanır. Tedavi başlandıktan sonra yumurta gelişimi takip edilir. Yumurta gelişiminin fazla sayıda olması istenmez. Bu durum çoklu gebelik ya da yumurtalıkların aşırı uyarılması durumu için risk yaratır. Bu durumun önüne geçebilmek için uygulanan ilaç dozlarının çok iyi ayarlanması gerekir. Yumurtalıkların ilaca yanıtı iyi gözlenmelidir.
  2. Yumurtanın çatlatılması (ovülasyon): Yumurta 17-18 mm boyuta erişince hormon içeren çatlatma iğnesi ile yumurtlama olur. Yumurtanın çatlaması sırasında hafif bir şekilde kasık ağrısı olabilir.
  3. Spermlerin hazırlanması: Aşılama tedavisi için sperm verilmeden önce birkaç gün cinsel perhiz yapılması uygun olacaktır. Semen sıvısı aşılama tedavisi için hazırlanırken yıkama işleminden geçirilir. Yıkama işlemi ile semen sıvısı ölü hücreler, hücresel artıklar ve lökosit gibi kan hücrelerinden arındırılır. Eğer aşılama günü sperm verilemeyecekse öncesinde dondurulan spermler aşılama için kullanılabilir.
  4. Aşılama zamanının belirlenmesi: Eğer yumurta gelişimi doğal bir şekilde oluyorsa yumurtlama öncesinde LH hormonu takibi yapılır. LH artışından bir gün sonra aşılama yapılır. Eğer yumurtlama için çatlatma iğnesi kullanılacaksa iğne yapıldıktan 34-40 saat sonra aşılama tedavisi yapılmalıdır.

Aşılama tedavisi Antalya’da nasıl yapılır?

Aşılama tedavisinde anestezi uygulamasına gerek duyulmaz. Aşılama tedavisi ağrılı bir işlem değildir. Anestezi alınmadığı için aç olmaya da gerek yoktur. Aşılama tedavisinin rahat bir şekilde yapılabilmesi için idrar kesesinin dolu olması istenir. Çünkü idrar kesesi boş olduğunda rahim öne doğru bükülür. Buda tedavi kateterinin ilerletilmesini zorlaştırır.

Hasta önce jinekolojik masaya alınır. Spekulum takılır. Vajinanın içi serum fizyolojik ile yıkanır. Rahim ağzı mukus sıvısının kateteri tıkamaması için rahim ağzı temizlenir. İnce bir kateter yavaşça rahim ağzından rahme doğru ilerletilir. Yaklaşık 0.5 ml civarındaki sperm içeren sıvı kanül ile yavaşça verilir.

Aşılama tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

  • Aşılama tedavisi sonrası hastanede kalmaya gerek duyulmaz.
  • Aşılama tedavisi sonrası bir şeyler yenip içilebilir.
  • Hemen tuvalete gitmede bir sakınca yoktur.
  • Aşılama sonrası kişi günlük yaşama dönebilir.
  • Aşılama tedavisi sonrası 1 hafta gün aşırı ilişki gebelik oranlarını artırmaktadır.
  • Aşılama tedavisi sonrası ayağa kalkınca sperm sıvısı gelebilir.
  • Aşılama tedavisi sonrası lekelenme şeklinde kanama görülebilir.

Antalya tüp bebek tedavisi öncesi değerlendirme

Antalya tüp bebek tedavisinde başarılı illerimiz arasındadır. Tedavi planı belirli bir çerçevede sistematik olarak uygulanır.

  • Tüp bebek tedavisi öncesi çiftlere kısırlık tedavisi planı hakkında bilgilendirme yapılır. Tedavi planı anlatılır.
  • Kısırlık nedenlerinin ortaya konması ve tüp bebek tedavisinin olası tüm sonuçları çifte anlatılır.
  • Bazı ülkelerde uygulanan gamet ve embriyo donasyonu ve evlat edinme dahil tüm olasılıklar hakkında bilgi verilir.
  • Tüp bebek tedavisi sonrası gebelik oluştuğu taktirde sonraki süreçler hakkında bilgilendirme yapılır.
  • Antalya tüp bebek tedavisi hakkında çiftlere her aşama hakkında bilgi verilerek olası istenmeyen durumlar anlatılır.

Tüp bebek tedavisinde öykü, değerlendirme ve yönetim

Çiftin gebelik öyküsü yanında kadının ilk adet yaşı, adet düzenleri, bulaşıcı ya da bulaşıcı olmayan geçirdiği önemli enfeksiyonlar, tüberküloz hikayesi, önemli ameliyatlar, mevcut sistemik hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve alerji durumu irdelenmelidir. Sigara, alkol ya da bağımlılık yapıcı diğer maddeler açısından da sorgulama yapılmalıdır.

Antalya tüp bebek tedavisinde öykü alma oldukça önemli bir basamaktır. Tedaviye yaklaşımda önemli ipuçları verir. Çiftin ne zamandır evli olduğu, kullandıkları doğum kontrol yöntemleri ve bebek istedikleri süre bilinmelidir. Daha önce yapılmış tedaviler, geçirilmiş ameliyatlar ve ilişkiye girme sıklığı sorulmalıdır.

Eğer daha önce gebelik durumu varsa gebeliğin nasıl sonuçlandığı ve saptanan sorunlar sorgulanmalıdır. Daha önce bir gebelik olması önemli bir durumdur. Bu durum anatomik ve hormonal sistemin durumu açısından bilgi verir. Özellikle de doğumla sonuçlanmış hamilelik öyküsü bebeğin rahme tutunmasından doğum sürecine kadar tüm sistemlerin çalıştığını gösterir.

Kendiliğinden düşük hikayesi ve kürtaj öyküsü bilinmelidir. Tüm bunlar yanında akraba evlilikleri, genetik geçişli hastalıklar, ailede erken menapoz öyküsü bilinmelidir. Tüp bebek tedavisi Antalya’da öncelikle çiftlerle yapılan detaylı ön görüşme ile başlar. Tüm bu bilgiler izlenecek yolun belirlenmesinde ve tedavi planlamasında önemlidir.

Erkeğin yaşı ve sperm değerleri arasında belirgin bir ilişki bulunmamıştır. Ancak kadın yaşı tüp bebek tedavisinde oldukça önemlidir. Kadınlarda yaş ilerledikçe yumurta rezervi azalır. Aynı zamanda yumurtanın tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlara yanıtı da düşer. O yüzden 35 üzeri bayanlarda yaş ilerledikçe tüp bebek tedavisinde başarı oranları azalmaktadır. 

Tüp bebek tedavisinde erkek kaynaklı sorunlar da önemli ölçüde görülmektedir. Bu yüzden erkekler içinde geçirilmiş enfeksiyonlar, sistemik hastalıklar, ameliyatlar, sigara kullanımı, ilaç kullanımı ve alerji sorunları sorgulanmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde muayene

Tüp bebek tedavisi Antalya için başvuran bir bayanda yaş, kilo, boy ve vücut kitle endeksine bakılır. Jinekolojik muayene yanında genel bir muayene de yapılır. Tiroid bezi boyutları muayene ile değerlendirilir. Büyüme ya da nodül açısından bakılır. Ciltte tüylenme artışı, kızarıklıklar, alerjik hastalıklar ya da olası lezyonlar değerlendirilir. Jinekolojik muayenede pelvik organ boyutları, vajinal akıntı, batın hassasiyeti ve rahim ağzı sorunları açısından değerlendirme yapılır. Smear testi tüm hastalara yapılır. Bazı jinekolojik enfeksiyonlar kısırlık nedeni olabileceğinden saptandığında tedavi edilmelidir.

Tüp bebek tedavisi öncesi yumurtalık kapasite ölçümü

Tüp bebek tedavisi öncesi yumurtalık kapasitesi bilmek gerekir. Bunun için yapılan bazı testler vardır. Bunlar;

  • Bazal LH, FSH ve diğer bazı hormonların seviyesinin ölçülmesi
  • Laparoskopi ile biyopsi
  • Ultrasonda yumurtalıların boyut, hacim ve folikül sayılarına bakmak ve stromal kan akımı

Tüp bebek tedavisi öncesi yumurtalık kapasitesinin belirlenmesi tedavinin başarısı açısından oldukça önemlidir. Yumurtalık kapasitesini etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar;

  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Çikolata kisti
  • Jinekolojik enfeksiyonlar
  • Diyabet
  • Radyoterapi öyküsü
  • Kemoterapi öyküsü
  • Geçirilmiş jinekolojik operasyonlar
  • Otoimmün hastalıklar
  • Erken menopoz

Tüp bebek tedavisi öncesi kadın için yapılan testler

  • Tam kan sayımı
  • TSH, LH, FSH ve diğer bazı hormonlar
  • Kan grubu tayini
  • Hepatit, HIV, Rubella antijen ve antikorları,

Tüp bebek tedavisinde kadın için gerekebilecek ek testler

  • Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri
  • Açlık kan şekeri
  • Şeker hormonu düzeyi
  • HbA1C
  • Hemoglobin elektrofezi
  • Ek hormon değerleri
  • Genetik testler
  • Smear testi
  • Rahim ağzı kültür sonucu

Tüp bebek tedavisi öncesi erkek için yapılan testler

  • Erkeklik hormonu total değeri
  • LH, FSH testleri
  • Kan grubu tayini
  • Hepatit ve HIV testleri

Tüp bebek tedavisinde erkek için gerekebilecek ek testler

  • TSH değeri
  • Süt hormonu
  • Genetik testler

Tüp bebek tedavisinde hormonal değerlendirme

Tiroid uyarıcı hormon (TSH): TSH hipofiz bezinden salgılanan tiroid bezini uyarıcı nitelikte bir hormondur. Bu hormonun uyarıcı etkisi ile tiroid bezi T3 ve T4 hormonlarını salgılar. Bu hormon vücudun çalışma hızını düzenler. Dolayısı ile yumurtalıklar üzerinde de etkisi olan bir hormondur. TSH değerlerindeki anormalliklerin adet düzeni ve gebelik üzerine olumsuz etkileri olur.

Folikül uyarıcı hormon (FSH): FSH yumurtalıklar üzerine etkili olan bir hormondur. Foliküllerin büyümesini sağlar. Adetin iki ya da üçüncü günü bakılan kan FSH değerinin 10 IU/l’nin altında olması istenir. Yumurtalıkların hormona verdiği yanıt azaldıkça FSH değerleri giderek artar. Zamanla yeterli uyarıyı yapamaz. Yumurtalıklarda folikül gelişimi durur. Menopoz hali oluşur. FHS değerlerinin 40 IU/I üzerinde olması ve bir yılı aşkın adet görememe haline menopoz denir.

Luteinize hormon (LH): LH hipofiz bezinde üretilen bir diğer hormondur. Görevi yumurtalıklarda olgunlaşan folikülün çatlamasını sağlayarak yumurtlamayı gerçekleştirmektir. LH seviyesi adet dönemi içinde farklı seviyelerde bulunur. LH seviyelerindeki bozulma yumurtlama sorunları ile kendini gösterecektir.

Diğer hormonal testler: Kadınlık hormonu yumurta, böbrek üstü bezleri ve gebe kadınlarda bebek eşinden salgılanır. Kadınlık hormonunun adet süresi boyunca kan değeri değişkenlik gösterir. Adetin 2-3’üncü günlerinde kan değerinin 70 pg/ml den yüksek olması yumurtalık kapasitesinin sınırlı olduğunu gösterir. Bir diğer yumurtalık hormonunun da benzer şekilde Adet döneminin ikinci kısmında seviyesi artar. Kan değerinin 3 pg/ml üzerinde olması yumurtlamanın olduğunun işaretidir. Hipofiz bezinden salgılan bir hormonun kan seviyesinin yüksek olması da yumurtlamayı baskılamaktadır.  

Tüp bebek tedavisi öncesi yumurtalıkları değerlendirme

Yumurtlama sorunlarının gebelik sağlanamamasında önemli bir yeri vardır. Kısırlık ile gelen çiftlerin yaklaşık %15’inde yumurtlama problemleri görülür. Yumurtlama sorunları adet problemleri ile birlikte seyreder. Bunlar adet görememe, adet sıklığının azalması, sık adet görme, düzensiz ya da fazla kanama şeklinde olabilir.

Çeşitli sistemik hastalıklar, hormonal bozukluklar, kilo sorunları, aşırı egzersiz yumurtlama işlevini aksatabilir. Yumurtlama fonksiyonunun işlediğini anlamak bazen zor olabilir. Yumurtlamanın olduğuna yönelik bazı işaretler bulunmaktadır. Bunlar;

  • Bazal vücut ısısı
  • Kan yumurtalık hormonu değerleri
  • İdrarda bakılan yumurtlama testi
  • Rahim içi zar biyopsisi
  • Ultrasonda folikül ölçümleri
  • Rahim ağzı sorunları

Bu testlerden vücut ısı ölçümü yumurtlamayı anlamada kullanılabilecek basit, kolay ve ucuz bir yöntemdir. Yumurtlama sonrası bazal vücut ısısı 0,5 derece yükselir. Ancak enfeksiyon, stres ve yorgunluk ölçüm hassasiyetini bozar.

Kanda yumurtalık hormon ölçümleri de kullanımı kolay testlerdendir. İdrarda bakılan yumurtlama testlerinde lutenize hormon pikine bakılarak yumurtlamanın olduğu anlaşılabilir. Rahim içi zar biyopsisi adet öncesi günlerde pipel adı verilen aletler ile alınır. Rahim içi zar biyopsisi yumurtlama durumu, LH hormon sorunları, enfeksiyon ve rahim içi zar tümörleri hakkında bilgi verir.

Ultrason ile folikül ölçümü yapılarak yumurtalıklardaki folikül sayı ve boyutları değerlendirilebilir. Ultrason ile yapılan folikül takibinde 20 mm’ye kadar boyut artışı görülmesi ve sonrasında büzüşmesi ve rahim arkasında serbest sıvının eşlik etmesi yumurtlama lehine sonografik bulgulardır.

Rahim ağzı salgısı adet dönemi içinde kan hormon değerlerine bağlı farklılıklar gösterir. Normalde koyu olan rahim ağzı salgısı yumurtlama döneminde artar. Daha şeffaf hale gelir ve uzar. Yumurtlama sonrası ise tekrar eski haline döner.

Tüp bebek tedavisi öncesi rahim değerlendirme

Gebeliğin başlaması ve sağlıklı bir gebelik süreci için rahmin anatomik yapısı ve fonksiyonel özelliklerinin normal olması gerekir. Rahmin anatomik özelliklerini anlamak için bazı görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Bunlar histerosalpingografi (HSG) tetkiki, ultrasonografi ve histeroskopidir. Histerosalpingografi tetkiki rahim filmidir. Rahim filminde rahim içine radyoopak madde verilerek röntgen çekilir. Burada tüpler açık ise verilen radyoopak maddenin tüplerden geçişi canlı olarak ta görülebilir. Rahim içi polip, bölme, yapışıklık ya da miyom uzanımı gibi sorunlar tespit edilebilir.

Ultrasonografi rahim hakkında önemli anatomik detaylar verir. Bunlar rahmin boyutları, miyom varlığı, rahim içi zarın kalınlığıdır. Histeroskopi rahim içini değerlendirmede kullanılan en iyi görüntüleme yöntemidir. Pahalı ve girişimsel bir uygulamadır. Bu yüzden çoğunlukla saptanmış anormalliklerin kesin tanısı için kullanılır.

Tüp bebek tedavisi öncesi tüplere bakılması

Kısırlığın önemli nedenlerinden biri de tüplerle ilgili sorunlardır. Tüplerin kapalı olması en önemli kısırlık nedenlerinden biridir. Tüplerin durumu rahim filmi adı verilen bir tetkikle kolaylıkla değerlendirilebilir. Rahim filmi tıpta histerosalpingografi (HSG) tetkiki olarak ifade edilir.

Rahim filmi adet bitiminden sonraki 5 güne kadar çekilebilir. İnce bir kanülle rahim içine röntgen tetkikinde görülebilen kontrast madde verilir. Bu madde tüplerden geçerken hem skopi denen canlı röntgen filmi hem de normal röntgen filmi alınır. Rahim içi ve tüpler bu şekilde görüntülenmiş olur. Bazen tıkalı olan tüpler bu tetkik sırasında ilacın yavaşça verilmesi esnasında açılabilmektedir. Yani rahim filminden sonra gebe kalan hastalarımız olmaktadır.

Tüpleri değerlendirmede kullanılan yeni bir yöntemde köpük jel içeren bir uygulama seti ile ultrason eşliğinde tüplerin canlı olarak görüntülenmesidir. Bu set içinde köpük jel içeren karışım ve ince bir kateter bulunur.

Uygulama köpük jelin yaklaşık 5 dk karıştırılması ile başlar. Sonra spekulum ile açılmış rahim ağzından ince bir kateter ile geçilerek enjektördeki jel rahim içine verilir. Bu esnada ultrason ile jelin rahim ve tüplerden geçişi izlenir. Radyasyon içermemesi, kolay uygulama ve belirgin ağrı olmaması en önemli avantajlarıdır.

Tüpleri değerlendirmenin bir diğer şekli de karından girilerek kameralı bir cihaz ile incelemektir. Bu yöntem laparoskopi olarak bilinir. Rahim ağzından verilen metilen mavisinin tüplerden çıkışı görülebilir. Laparoskopi ile tüplerin açıklığı hakkında kesin değerlendirme yapmak mümkündür. Sıvı dolu tüpler yani hidrosalpinks tanısı konulabilir. Laparoskopi sırasında tüplere yönelik tedavi uygulamak mümkündür.

Tüp bebek tedavisi öncesi batın içi değerlendirme

Tüp bebek tedavisinde batın içi değerlendirme karın içi zardaki olası yapışıklıklar açısından önemlidir. Batın içinde hem organları saran hem de karın içi boşluğu çevreleyen periton denen bir zar vardır. Geçirilmiş cerrahi operasyonlar, periton dializi ya da enfeksiyonlar bu zarda yapışıklık ile sonuçlanabilir. Batın içi zardaki yapışıklıkları saptamada laparoskopi oldukça değerlidir. Yapışıklıkları doğrudan görmek olasıdır. Ancak laparoskopiyi her hastaya yapmak mümkün olmayabilir. Yapılan diğer tetkiklerle kısırlık nedeninin saptanamaması durumunda endometriozis ve tüp tıkanıklığını saptamak için uygulanabilir.  

Tüp bebek tedavisinde erkeğin değerlendirilmesi

Tüp bebek tedavisinde kadın yanında erkeğin de değerlendirilmesi ve olası tüp sorunların saptanması gerekmektedir. Tüp bebek tedavisi yapılan çiftlerin üçte bire yakın önemli bir kısmında erkek ile ilgili sorunlar bulunurken, yine üçte bire yakın kısmında ise hem erkek hem kadın faktörü birlikte rol alır. Erkek kaynaklı sorunları saptamada hızlı ve kolay bir test olan spermiyogram kullanılır.

Tüp bebek tedavisinde semen, spermiyogram ve sperm testi

Sperm testi birkaç günlük cinsel perhiz sonrası mastürbasyon ile alınan meni örneğinin incelenmesidir. Meni örneğinin 2 saat içinde incelenmesi gerekir. Mastürbasyon ile örnek veremeyenler örneği vücut ısısında muhafaza ederek prezervatif ile evden getirebilirler. Sperm testi ile tek örneğe bakılarak karar vermek uygun değildir. Birkaç hafta ara ile alınan en az 2 örneğin değerlendirilmesi daha doğrudur.

Semen hacmi yeterli, spermlerin yapı ve hareketleri normal ise sperm sayısında hafif bir düşme olması fazla önemli değildir. Ancak sperm sayısı yeterli olmasına rağmen semen hacmi düşük, morfoloji ve harekette sorun varsa sperm analizi tekrar yapılmalıdır.

Erkeğe bağlı sorunlar içinde sayı, hareketlilik ve yapısal problemlerden birinin bozuk olması infertilite olasılığını birkaç kat artırır. Eğer bu 3 parametrenin tümü bozuksa kısırlık olasılığı 16 kat artar.

Normal sperm değerleri nasıldır?

  • Semen hacmi: 1,5-5 ml
  • Meni akışkanlığı: <3
  • Semen pH değeri: 7,2
  • Sperm konsantrasyonu: >20 milyon/ml
  • Toplam sperm sayısı: >40 milyon/ml
  • Sperm hareketlilik yüzdesi: >%50
  • Normal morfolojine sperm oranı: >14

Normal morfolojideki sperm oranı %4’ün altında ise IVF ve ICSI endikasyonu vardır. Sperm analizi yapılırken sayı, yapı ve hareketliliğe bakılır. Bunların yanında yumurtayı dölleyebilme yeteneği olan fonksiyonel yapısı da önemlidir. Doğumsal bazı nedenler, varikosel, geçirilmiş enfeksiyonlar, ateşli hastalıklar, uyuşturucu, sigara ve alkol kullanımı spermde bozulmalara yol açabilir.

Sperm analizinde moffolojik yapı oldukça önemlidir. Sperm testinde yapısal bozukluk saptandığı durumlarda testi 1,5 ay sonra tekrar ederek problemin geçici olup olmadığından emin olur. Döllenmeyi zorlaştıran ya da bozan anormal morfolojik yapılar şunlardır;

Sperm analizinde lökospermi saptanması nedir?

Lökospermi sperm aanalizi sonucunda 1 milyon/ml’den çok iltihap hücresi saptanmasıdır. Lökospermi durumunda genital sistem enfeksiyonu açısından ileri tetkikler yapılmalıdır.

Sperm testi ve erkeğe bağlı kısırlık sebepleri

Erkeğe bağlı kısırlık nedenleri meni sıvısının azlığı ya da yokluğu, sperm sayısının az olması, sperm olmaması ve sperm hareketlerindeki sorunlardan kaynaklanır.

  • Meni sıvısının azalması (ejekülasyon sorunları): Kullanılan ilaçlar, şeker hastalığı, damar hastalıkları, geçirilmiş cerrahi işlemler ya da psikolojik nedenli olabilir.
  • Sperm sayısının azalması (oligospermi): Sperm sayısındaki düşüşler inmemiş testis (kriptorşidizm),varikosel, ilaçlar, sistemik enfeksiyonlar, hormonal bozukluklar ya da nedeni bilinmeyen sebeplerden kaynaklanabilir.
  • Sperm yokluğu ya da belirgin azlığı (azospermi): Klinifelter sendromu, germinal aplazi, gelişimsel sorunlar, duktal tıkanıklıklar ya da hormonal problemlere bağlı olabilir.
  • Döllenme sorunları: Akrozomal bozukluklar.
  • Sperm hareket bozuklukları (astenospermi): Sperme karşı antikor bulunması, çeşitli genital enfeksiyonlar, yapısal sperm defektleri ve açıklanamayan nedenler.

Tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirici ilaçlar

Tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirici ilaçlar yumurtlamanın olmadığı ya da düzensiz olduğu durumlarda kullanılır. Bu yöntem ile amaç yumurtlamanın sağlanmasıdır. Ancak günümüzde yumurtlaması olan kadınlarda da bu tür ilaçlar kullanılabilmektedir.

Yumurta geliştirici ilaçların kullanımı 60’lı yıllara dayanmaktadır. Bu ilaçlardan en çok kullanılanı beyindeki uygun reseptörlere bağlanarak yumurta büyüten hormonların artmasına yol açar. Buda yumurta gelişimini sağlar. Bu ilacın kolay ve ucuz olması bir avantajdır. Bu ilaç özellikle polikistik over sendromu gibi yumurtlama bozukluğu olan ve diğer faktörlerin normal olduğu durumlarda kullanılır.

Yumurta geliştirici ilaç kullanımı ile yumurtlaması olmayan kadınlarda büyük bir oranda yumurtlama sağlanır. İlacın başlanası ile birlikte yumurtanın geliştiği foliküller ultrason ile takibe alınır. Ultrason ile yapılan takipte 20 mm civarında folikül görüldüğünde HCG denen çatlatma iğnesi ile yumurtlama sağlanır.

Çatlatma iğnesi sonrasındaki ilk 2 gün cinsel ilişki önerilir. Aşılama ise çatlatma iğnesini takiben 30-36 saat sonra yapılır.

Tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirici ilaçların riskleri etkileri nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan yumurta büyütücü ilaçların bir takım risk ve yan etkileri vardır. En önemli risklerden biri çoğul gebelik durumudur. Diğer bir önemli risk ise yumurtalıkların aşırı uyarılması durumudur. Bu Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS) olarak bilinir.

OHSS riski için en önemli kriter çatlatma iğnesinin yapılacağı günkü folikül boyut ve sayısıdır. Birde kadınlık hormon değerinin yüksek olması da ayrı bir risk oluşturmaktadır. 14 mm’den büyük 5 den fazla folikül ya da 5 mm’den büyük 10 dan fazla folikül risk yaratır. Kadınlık hormon değerinin 2000 pg/ml üzerinde olması da diğer bir risk faktörüdür. 

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütücü ilaçların yan etkileri nelerdir?

  • Bulantı ve kusma
  • Baş ağrısı
  • Görme sorunları
  • Ateş basması
  • Karında şişlik
  • Göğüslerde dolgunluk
  • OHSS

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütücü ilaçların avantajları nelerdir?

  • Kullanımı kolay ve ekonomiktir.
  • Takip etmesi kolaydır.
  • Düşük OHSS riski.

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütücü ilaçların dezavantajları nelerdir?

  • Çoklu folikül gelişiminin sağlanamaması
  • Rahim ağzı ve rahim içi zara olumsuz etkilerinin olması
  • Yüksek iptal riski durumu

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütücü ilaçların uzun süreli kullanımı önerilmemektedir. 6 aylık yumurtlamanın sağlandığı kullanımda gebelik sağlanamıyorsa kısırlık nedenleri tekrar gözden geçirilmeli ya da farklı bir ilaç kullanılmalıdır.

Kısır çiftlere psikolojik destek verilmeli midir?

Arzulanan bir gebeliğin sağlanması geciktikçe çiftlerde endişe artar. Kendilerine güvenleri, cinsellikleri, birliktelikleri bu problemden etkilenmektedir. Çiftler kısırlık tanısı aldıklarında bilinen inkar, öfke, üzüntü ve kabullenme dönemlerinden geçerler. Yüksek umut ve beklentilerle başlanılan tedavi siklusları başarısızlıkla sonuçlandığında derin üzüntü duyarlar hatta hekimi de suçlayabilirler. İnfertil çiftin psikolojik durumu da değerlendirilip, destek sağlanmalı gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır. Yapılan birçok çalışmada stresin kısırlık tedavisini olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

Tüp bebek tedavisi Antalya merkezinde yaptırmayı düşünen çiftler detaylı ön görüşme ve tüp bebek fiyatları 2019 için kliniğimizi arayabilirler.

Gizlilik Taahhütnamesi

Muayenehaneye başvuru sebebiniz ve size ait tüm bilgiler sizin yasal haklarınız kapsamında ( TC Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliği RG 01.08.1998 ,23420 ) tümüyle gizli tutulacaktır. Başka kişi ve şahıslara şikayetiniz, hastalığınız ve tedaviniz hakkında bilgi verilmez.

  • B
    Büşra Türkmen24.03.2019

    Merhaba ben 2,5 yıllık evliyim ve 1,5 yıldır normal yollardan hamile kalamadım testler ve rahim filmi temiz çıktı yani görünen herhangi bi sağlık probleminiz yok. Sebepsiz infertilite dediler randevu almak istiyorum.

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Randevu için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • M
    Mevlüde Murat28.02.2019

    Tüp bebek için ön görüşme istiyorum.nasıl randevu almakmı gerek .ücretsiz ön görüşme yapa biliyormuyuz.Tup bebek fiyatı ne kadar.tahmini yazarmisiniz

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek tedavisi için ücretsiz ön görüşme mümkündür. Tedavi fiyatları ve randevu için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımızı arayınız.

  • E
    Elanur Kandak15.02.2019

    Aşılama tedavisi fiyatını öğrenebilir miyim

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Aşılama tedavisi fiyatları için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • P
    Pınar21.01.2019

    İyi günler Aşılama ve tüp bebek fiyatını öğrenebilirmiyim?

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek fiyatları ve aşılama fiyatları hakkında Detaylı detaylı bilgi için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • S
    Songül Alkan07.01.2019

    Tup bebek fiyatlari

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek fiyatları 2019 için lütfen 0 242 322 97 70 numaralı sabit hattımızdan bizi arayınız.

  • C
    Ceren03.01.2019

    Rahim filmi ücretini ve aşılama ücretini ögrenebilirmiyim

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Rahim filmi fiyatları ve aşılama tedavisi fiyatları için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • Z
    Zehra26.12.2018

    Mrb funda hanım 2bücük yıllik evliyım bir diş gebelik gecirdım bir yıldan fazladır cocuk sahıbi olmak istoyorum ama olmuyor hastane gıttım bir sıkıntı yok dıyorlar esimi goturdum onunda sonucları temız cıktı. Nıye bebegım olmuyor

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Yapılan tahlil ve sonuçları ile lütfen randevu alarak bize ulaşınız. Tel: 0 (242) 322 9773.

  • O
    Ozlem20.12.2018

    Aşilama fiyati almak istiyorum

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Aşılama tedavisi fiyatları 2019 için lütfen 0 242 322 9773 numaralı sabit hattımızdan bizi arayınız.

SORU SOR
Fiyat ve Randevu Talebi Formu

Formu doldurup gönderdikten sonra size geri dönüş sağlanacaktır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

OP. DR. FUNDA YAZICI EROLOp. Dr. Funda Yazıcı ErolKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
0242 322 97730536 439 6621